ertuğrul söyler

yaşama uğraşı

Günlük Yorum kısmına uç
“zaten susuyor olanın kelimelerini duymaya çalışmak acizlikten başka bir şey değildir, duyamayacağınızı bildiğiniz halde duymayı umut etmekse inancınızın sınırıyla ilgili, duyamayacağınızı bildiğiniz ve bundan umudu kesip başka bir ses aramaya başlamaksa yapılabilecek tek mantıklı şey gibi görünüyorsa artık gözünüze, sizden geriye hiçbir şey kalmamış demektir, yapılacak başka bir şey kesinlikle vardır, mesele sadece direnebilmekle ilgili sanırım. -9ocak2007 ”
…demiş cem.

Düşünce ürünü olan her şey hafıza ile saklanır, ve ne çoktur düşündüğümüz geçmişin birikimi, belleğim bana beynimle uyarıyor mutluluk hormonum devreye giriyor yada mutsuzluk hormonum. sinir uçlarımın tetiklenmesini sağlayan karar mekanizması veya direnç noktası dediğimiz kısım, işte bu noktada devreye giriyor. suskunluğun içi boş bir küre olduğu belli aslında yada onu doldurması gereken zatı muhteremin kendimiz olmadığı meselesi tartışmaya değmez. peki suskunluğun içini dolduran şey nedir? elbette geçmişimiz, ikame deniyor buna, olmadığı zaman yerine koyabileceğimiz şey, suskunluğun yani karşımızdaki varlığın susması durumunda yerine ne koyuyoruz? evet cevap basit: “kendi sözcuklerimiz” peki bunu nasıl kanıksıyoruz? beynimiz olabildiğince geçmişi çağrıştırıyor, suskunluğun biçimi, uzunluğu, eğer var ise susmadan önceki hali, sonra başlıyor karşılaştırmalar, varsayımlar, dengelemeler, biz bu karşılaştırmalı alegori suskunluğun yerini alırken biz farkındamıyız? hayır değiliz, peki bu nedir? saçmalık mı? evet, bu bir saçmalık,

o noktada yapılacak tek şey var; annemizin evine gitmek ve hala yaşadığımızı zannetmek, çünkü zaten susuyor olana sözümüzü söylemişizdir, gerisi onun bileceği iş…


2 Yorum yapılmış

  1. Nilsu
    # 2 Yorum
    Mart 2nd, 2007 at 02:15

    Tesadüfen bu yaziyi okuyorum tabi…susan bir insanla ugrasmaktayim da su siralar…
    Bu yaziyi okuduktan sonra, “ugrasmak” ‘tan baska tanim bulamadim yaptigima.
    Saçmalik mi? Olabilir. Ama neden saçmalik?

    Hadi gittik diyelim annemize.
    Peki suskunlugu bitirmeye o dayanilmaz susamisligimiz?

  2. ertugrul soyler
    # 2 Yorum
    Mart 4th, 2007 at 09:24

    sorun uğraşmak değil ki, uğraşmak doğru kelime, ama bu uğraşı karşı tarafın suskunluğunu dolduracak bir şey olmamalı. yani onun boşluklarını kendi kelimelerinle doldurmadığın sürece.
    annemizin evi ise anın sonsuzluğundur.

Yorum yaz





Kategoriler

Arşiv

Linkler