AÄŸu 09,06
bir an hayat çizgimin masamın kenarına kadar uzanıp bana seslendiÄŸini duydum, bir ÅŸaman ayinine katılmış gibi. kültablamı boÅŸalttım. kırık bir fotoÄŸrafa baktım bir müddet. griye çalan daÄŸlar vardı sol tarafta. geniÅŸ bir ova ayaklarının altında, çeltik tarlaları ise saÄŸ kenarında duruyor Yazının devamı »
AÄŸu 09,06
gökyüzü gri jelimsi bir maddeyle kaplanmış gibiydi. vadinin kör tarafına üç oluktan sakua benzeri sıvısı bir oluk gibi dökülüyordu. mide bulandırıcı bir görüntüydü, ama midem yoktu sanırım. daÄŸ ile tepe karışımı bir yükseltiden aÅŸağıya vadiye doÄŸru inerken gördüm kendimi. ÅŸu kömür madenlerinde kullanılan vagonlardan birindeydim. vagonlarda türlü yaratık vardı.
AÄŸu 09,06
ayakkabılarımın bağı çözüldü,
biri ayağımdan fırladı bile, sonra diğeri
güneÅŸin kızgın küllerine bata çıka koÅŸuyor
alev ve ellerim.
kuleye fırlatılan bir ok
kızgın bir demir
parlıyor gövdem.
ne bir gölge
ne bir iz
uçucu gözlerin
ve mavi bir duman
neden koşuyorum bu kırmızı ormanda?