ertuğrul söyler

08:53

Günlük Yorum kısmına uç

Saat 08:53: dışarısı mı? çok aydınlık. masanın üstünde bir kedi, yanı başında bir su testisi. alacalı bir örtü birbirlerini kovalıyor. Gördüm, kedinin ayakları mürekkep. testi yere düştü, yuvarlanıyor, yuvarlanıyor… sanırım biletimi kaybettim, kedimin bakışları rahatsız ediyor. tekerlek saydam. otomatik kapılardan oldum olası nefret ettim. sağ taraftaki yol bir yokuşla kesişiyor, kalbimi tutuyorum, bir yılan kulağıma eğiliyor "sus" diyor. arkamı dönüyorum, -orada mısın? hayır, -gelmeyecek misin? hayır… burada duralım, inmem lazım. saat 09:15 elimi cebime atıyorum bir bıcak, kemik saplı. binanın ikincikatına çıkıyorum, kilit kırık, içeri giriyorum. cam kırıklarını toplayıp balkona bırakıyorum.Saat 10:30: Uyku, Aden bahçesi “bazen bir yol olsa da yürüsem diyorum, sabaha karşı başlayıp öğle güneşinin altında dinlensem. yola uzansam boylu boyunca. gökyüzünde parça parça bulutlar olsa, güneşin yanağına parmağımı uzatsam, sen dokunsan. Yastığım, gece kaybettiğim gölgem, hafifçe. şimdi neden sayıklıyor tüm kuşlar, çekirgeler ve bal arıları. dün kime kızmışlar? kim korkutmuş onları? neden kanıyor, taşıdığım elma? neden?


Yorum yaz





Kategoriler

Arşiv

Linkler