kimdir?
Oca 02,07“1998 senesi itibariyle mersin yaşamımın İstanbul’a dönüş şeklini almasıyla beraber, yılarca ilgilenmediğim kente döner dönmez tanıştığım ilk insandı kendisi, o dönemlerde onlar, heyecanlarına ortak olmaya çalıştığım şiir dergisi çıkartma çabasını sürdürürken, bir yandan da bir fanzin çalışmasına başlamış “siyah açı” adında bir fanzinimizi haftalarca uğraşarak sadece 1 sayılık hayata geçirebilmiştik, Ertuğrul; aslında varlığını yola adayabileceğine inandığım belki de tek insan…
Yolundan dönmemek konusundaki inadı, yaşamın bir yerinde çabalarına iteleyerek, Hatay yollarına düşürmüş, yapabileceğinden fazlasını yapmış, sonra kente geri dönmüş, resim tutkusuna, fotoğraf ve sinemayı eklemiş, denemenin en keyifli yanının yol olduğunu (bence) keşfettiğini düşündüğüm dostum, gene yollarda harmanladığı bilgisini, Türkiye’nin farklı yerlerinde biçimlendirmiş, kendi hikayesine gebe Anadolu topraklarının umudu olmuş, hikayelerini düş tadından yenmez hale getirmiş… Ertuğrul; sözün bir yerinde sadece susulursa tanınabilecek bir insan…
İnsan yaşamının ve doğanın renklerini hem söz, hem resim kılmış, duruşunun sırrına maalesef muvaffak olamamış insanları hep tanımış, tanıdığını unutmamış… Ertuğrul; bir gün kendi hikayesinin içindeki kahramanlara asla şans tanımayacağına inandığım, varlığına minnettar olduğum, İNSAN…” “cem nalbant”
