ertuğrul söyler

kimdir?

ben

“1998 senesi itibariyle mersin yaÅŸamımın İstanbul’a dönüş ÅŸeklini almasıyla beraber, yılarca ilgilenmediÄŸim kente döner dönmez tanıştığım ilk insandı kendisi, o dönemlerde onlar, heyecanlarına ortak olmaya çalıştığım ÅŸiir dergisi çıkartma çabasını sürdürürken, bir yandan da bir fanzin çalışmasına baÅŸlamış “siyah açı” adında bir fanzinimizi haftalarca uÄŸraÅŸarak sadece 1 sayılık hayata geçirebilmiÅŸtik, ErtuÄŸrul; aslında varlığını yola adayabileceÄŸine inandığım belki de tek insan…
Yolundan dönmemek konusundaki inadı, yaşamın bir yerinde çabalarına iteleyerek, Hatay yollarına düşürmüş, yapabileceğinden fazlasını yapmış, sonra kente geri dönmüş, resim tutkusuna, fotoğraf ve sinemayı eklemiş, denemenin en keyifli yanının yol olduğunu (bence) keşfettiğini düşündüğüm dostum, gene yollarda harmanladığı bilgisini, Türkiye’nin farklı yerlerinde biçimlendirmiş, kendi hikayesine gebe Anadolu topraklarının umudu olmuş, hikayelerini düş tadından yenmez hale getirmiş… Ertuğrul; sözün bir yerinde sadece susulursa tanınabilecek bir insan…
İnsan yaÅŸamının ve doÄŸanın renklerini hem söz, hem resim kılmış, duruÅŸunun sırrına maalesef muvaffak olamamış insanları hep tanımış, tanıdığını unutmamış… ErtuÄŸrul; bir gün kendi hikayesinin içindeki kahramanlara asla ÅŸans tanımayacağına inandığım, varlığına minnettar olduÄŸum, İNSAN…” “cem nalbant”

Rastgele(...)

    31-Ağustos-1940 Zeka gösterileriyle bir kadını elde edebileceğini sanmak kadar budalaca bir şey yoktur. Bu konularda zeka güzellikle yarışamaz;çünkü güzelliğin cinsel heyecan uyandırmasına karşılık, zeka böyle bir şey yapamaz. İnsan bu tutumla, ancak zeka yetki, zenginlik ve ün elde etmenin bir aracı olarak göründüğü zaman bir kadını elde edebilir; çünkü bu durumda kadın sözü edilen olanaklardan yararlanacağını bilir. Ama zeka kendi başına, kişisel hiçbir yanı olmayan büyük bir makina gibi, her kadını kayıtsız bırakır. Unutmaman gereken bir gerçek. “Cesare Pavese� (Yaşama Uğraşı'ndan) (sf:121)

Linkler