ertuğrul söyler

kördüğüm

Yorum yok

Bir düşün izi kıyıda beliren ses. Dik yamaçların eteklerine inen titrek ve düşünceli. İyot kokulu şeffaf dudaklarında yosun parçaları, parmak uçlarında çoğalan karıncalar sessiz ve telaşlı, Sıcak göğsünü örten sis bulutu, eriyen yıldızlar beyaz teninde kızıl bir leke. Gün doğmadan hemen önce. Orada, dümenini kırdığı yerde donuk gözleriyle beklemekte. Yelkenine sarınmış ve bildiklerinden sakınan eğreti bir çocuk. gördüğüm bir mesel şimdi: kördüğüm

 

Yazının devamı »

Sonbahar

Yorum yok

Ressam, eserin son halini hayalinde canlandırdığı vakit, yaptığı iş uzadıkça uzar. Maddeyle ruhun karışımı kolay değildir, gölgeler ne parlaktır nede karanlık. Belki bu yüzden başıboş gezintilerim daha kısa sürmüştür. Hedefin varlığı beyni öylesine meşgul eder ki kaygan taşların üstünde adım atmaya çalışırken insan pürüzsüz bir yerde yürüyormuş hissine kapılır. Serbest gezintiler ise karabasanlarla doludur, aklınız sürekli birbiriyle alakasız binbir düşünce ile meşguldür.

Yazının devamı »

08:53

Yorum yok

Saat 08:53: dışarısı mı? çok aydınlık. masanın üstünde bir kedi, yanı başında bir su testisi. alacalı bir örtü birbirlerini kovalıyor. Gördüm, kedinin ayakları mürekkep. testi yere düştü, yuvarlanıyor, yuvarlanıyor… sanırım biletimi kaybettim, kedimin bakışları rahatsız ediyor. tekerlek saydam. otomatik kapılardan oldum olası nefret ettim. sağ taraftaki yol bir yokuşla kesişiyor, kalbimi tutuyorum, bir yılan

Yazının devamı »

Yabancı

Yorum yok

sen bir kulp
ben masanda testi
bir at toynağı
kayıp giz
biliyorsun
artık öldürmüyorum

Yazının devamı »

Son

Yorum yok

"Bu arada kendinizi ölü sanmanız boşuna, ölü değilsiniz, hala can çekişiyorsunuz, saçlarınız uzuyor, tırnaklarınız uzuyor, bağırsaklarınız boşalıyor, bütün ölü gömücüler ölmüş. Biri perdeleri çekti, belki de siz çektiniz. En küçük bir gürültü duyulmuyor. Nerede şu meşhur sinekler acaba? Evet, artık yadsıyamazsınız bunu, ölen siz değilsiniz, bütün ötekiler. O zaman yerinizden kalkar ve kendisini yaşıyor sanan annenizin evine gidersiniz… S.BECKETT

Yazının devamı »

Rastgele(...)

    "başkalarıyla benim aramda korkunç bir uçurum var, anladım, elden geldiğince susmam gerek, elden geldiğince düşüncelerimi kendime saklamalıyım. ve şimdi yazmaya karar vermişsem, bunun tek nedeni, kendimi gölgeme tanıtma isteğidir." --sadık hidayet--

Linkler